Beslenmesi iyi olan Covid hastalarının ölüm riski azalıyor

Yaklaşık 2000 katılımcı ile 12-14 Mart 2021 tarihlerinde çevrimiçi olarak yapılan KEPAN Klinik Beslenme Kongresinin açılışında Klinik Enteral Parenteral Nütrisyon Derneği (KEPAN) Derneği Başkanı Prof. Dr. Osman Abbasoğlu, salgın döneminde de bilimsel faaliyetlerin devamının önemini işaret etti.

Kongrenin ilk oturumuna Avrupa Klinik Beslenme Derneği (ESPEN) Başkanı Prof. Dr. Rocco Barazzoni, Asya Klinik Beslenme Derneği (PENSA) Başkanı Dr. Winai Ungpinitpong ve Clinical Nutrition Dergisi Editörü Prof. Dr. Nicolaas Deutz çevrimiçi olarak katıldılar.

Dr. Winai Ungpinitpong konuşmasında, COVID salgını ile mücadelede uluslararası işbirliğinin önemine işaret etti. Beslenme yetersizliği gösteren kişilerin enfeksiyona yakalanması halinde ölüm riskinin arttığını vurgulayan Ungpinitpong, hasta bireylerin tedavi planı yapılırken mutlaka beslenme desteğinin de kapsanması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Deutz ise, salgınla birlikte doktorların bir yandan hastalarını tedavi ederken, diğer yandan salgınla ilgili çalışmalar da yaptığını ifade etti. Buna karşın çok bilinmeyenin olduğu bu alanda yapılan klinik çalışmaların bilimsel düzeyinin yüksek olduğunun eldeki verilerle söylenemeyeceğini belirtti. Enfeksiyonun tedavisi ve beslenme desteğinin buradaki yerinin daha net ortaya konulabilmesi için, bilgi birikimine ve yeni çalışmalara gereksinim duyulduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Barazzoni ise konuşmasında bireysel tutumlar yanında meslek örgütlerinin de salgınla mücadelede yer alması gerektiğini söyledi. “Bu salgın beslenmenin önemini, şimdiye kadar hiç olmadığını kadar gösterdi” görüşünü dile getirdi. Yetersiz beslenme yanında obezite ve kronik hastalıklarla da mücadelenin önemine vurgu yaptı.

DENGELİ BESLENME COVID’TEN KORUYOR

Sağlıklı ve dengeli beslenmenin COVID başta olmak üzere bütün enfeksiyonlara karşı koruyucu etki sağladığına dikkat çeken Klinik Enteral Parenteral Nütrisyon Derneği (KEPAN) Başkanı Prof. Dr. Osman Abbasoğlu, “Bu durumdan öte hastalık halinde, özellikle yoğun bakıma yatma durumunda, beslenmesi iyi olan hastaların ölüm riski belirgin olarak azalıyor. Bu korunmada pay sahibi besinlerin başından proteinler geliyor. Proteinlerin temel depo alanı olan kaslar, kritik hastalıkta, enfeksiyonla savaşta anahtar rol oynuyor. Buna karşın kas kitlesi yaşlanma ile birlikte azalmaya başlar. Kas yapımında ve korunmasında en önemli iki faktör, besinler ve fizik aktivitedir. Salgın döneminde yaşlı hastaların evde kalmaları, fizik aktivitelerinin azalması kas kaybı riski getirmektedir. Bir de buna yetersiz beslenme eklenirse hastalığa yatkınlık artmaktadır. Hastalarımıza öğün atlamamalarını, olabildiğince dengeli beslenmelerini ve proteinden zengin gıda tüketmelerini öneriyoruz. Elbette protein yanında vitamin ve eser elementlerden zengin meyve ve sebzeler de ihmal edilmemelidir. Kalp yetmezliği, KOAH gibi kronik hastalığı olanlarda, beslenme daha da önem kazanmaktadır” dedi.

COVID ile mücadelede bağışıklık sisteminin güçlü olmasının birinci derecede önemli olduğuna dikkat çeken Abbasoğlu, şöyle devam etti: “Bağışıklık sistemi zafiyet içindeyse hastalığın sonuçları daha ağır olmaktadır. Burada kanser tedavisi gören hstalara özel bir önem vermek gerekiyor. Kanser sıklığının yaşla da arttığı göz önüne alındığında, yaşlı ve kanserli hastaların biraz daha artmış bir risk altında olduğu görülecektir. Eksiklik yoksa düzenli ek vitamin ve eser element, mineral alınması gerekmez. Burada D vitaminine ayrı bir bölüm açmak gerekir. Özellikle kış aylarında D vitamini eksikliği belirgin hale gelebilir. D vitamini eksikliği olanlara mutlaka D vitamini tamamlaması yapılmalıdır. Tüm besinlerin aşırısı, metabolizma için yüktür. Bu nedenle gereksiz vitamin kullanımından da kaçınılmalıdır. Hem hastalığa yakalanmamak için, hem de hastalık halinde hastalığı rahat atlanmak için dengeli ve yeterli beslenmenin önemini unutmayalım.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir