Uzman açıkladı: 6 aydan büyük herkes grip aşısı olmalı

COVID-19’un serüveni

Paylaş

COVID-19’un serüveni

Corona virüs hastalığı şiddetli akut solunum yolu sendromu corona virüsü 2’nin (SARS-CoV-2) neden olduğu bulaşıcı solunum yolu hastalığı, ilk olarak Çin’de sıra dışı göz bulgularına dikkat çeken ve sonrasında COVID-19 nedeniyle hayatını kaybeden Dr. LiWenliang’ın ile kendini gösterdi. Ardından yine Çin’de nedeni saptanamayan pnömoni vakalarının bildirilmesiyle kamuoyundan artık gizlenemeyecek duruma gelen ve dünyadaki herkesi etkileyen hastalık 7 Ocak 2020’de tanımlandı: SARS-CoV-2.  

Paylaş

Hastalığın dünyaya yayılması ise küreselleşmenin etkisiyle çok hızlı oldu. 13 Ocak tarihinde Çin dışında ilk vaka Tayland’dan bildirilmiş, devamında ise Ocak ayı boyunca vaka görülen ülke sayısı hızla artarak 30 Ocak tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu” ilan edecek duruma ulaştı. 11 Mart 2020 tarihinde ise DSÖ tarafından sorunun tüm dünyayı ilgilendirdiği pandemi ilan edilmesi suretiyle dünyaya duyuruldu. Türkiye’de de doğrulanmış ilk COVID-19 vakası da pandeminin ilan edildiği 11 Mart 2020 tarihinde açıklanmış ve ilk resmi ölüm de 17 Mart 2020 tarihinde de duyuruldu.

Tüm dünyada 1 milyonu aşkın ölüme neden oldu

Paylaş

Tüm dünyada 1 milyonu aşkın ölüme neden oldu

Bugün itibariyle dünya sekiz, Türkiye altı ayı aşkın bir süredir COVID-19 pandemisi ile mücadele ediyor. 5 Ekim 2020 tarihi itibariyle tüm dünyada vaka sayısı 35 milyonu, yaşamını kaybedenlerin sayısı da 1 milyonu aştı. Türkiye’de ise resmi hasta sayısı 324.443, ölü sayısı ise 8441’dir. 

Ne yazık ki salgın bugün itibariyle gerek dünyada gerekse Türkiye’de kontrol altına alınamadı. Ekim ayına girdiğimiz gün itibarıyla dünyada günlük yeni vaka sayısı 300 binin üzerinde olup geometrik artış devam ediyor.

Corona virüs belirtileri neler?

Paylaş

Corona virüs belirtileri neler?

COVID-19 hastalığında en sık görülen yakınmalar ateş, kuru öksürük, yorgunluk ve nefes darlığıdır. Ancak genel vücut kırgınlığı, kas – boğaz – baş – eklem ağrısı, kaslarda güçsüzlük ve ishal de görülebiliyor. Bazı çalışmalarda koku ve tat duyusu kaybı, görme bozuklukları olduğu ve bu yakınmaların merkezi sinir sistemi tutulumuna işaret ettiği biliniyor.

Benzer biçimde solunum güçlüğü ve oksijen düzeyinin düşmesi de hastalığın ağırlığını gösteren yakınma ve bulgulardır. COVID-19 hastalığı çoğu insanda hafif yakınmalarla atlatılabilmekte, hatta ortalama 5 insandan birisinde hastalık hiçbir yakınmaya yol açmıyor.

Yaş ilerledikçe ve eşlik eden hastalık varlığında enfeksiyon daha ağır geçirilmekte ve mortalite oranları artıyor.

Corona virüs nasıl bulaşıyor?

Paylaş

Corona virüs nasıl bulaşıyor?

COVID-19 hastalığına yol açan SARS-CoV-2 virüsü damlacık yolu ile bulaşıyor. Son dönemde yapılan bilimsel araştırmalar daha az olmakla birlikte aerosol yoluyla da yayılabildiğini gösteriyor. Bu nedenle damlacık yolu hastalıklarını önlemeyi sağlayan maske, mesafe ve hijyen uygulamaları bulaşmayı önlüyor. Aerosolbulaşı önlemek için de klimatize ortamlardan uzak durulması ve mekânların iç ortam hava kirliliğin doğal havalandırma yolu ile giderilmesi gereklidir.  

Kendinizi Covid-19’a karşı koruyun!

Paylaş

Kendinizi Covid-19’a karşı koruyun!

SARS-CoV-2’ye etkili olan bir tedavi biçimi henüz yok. Bu nedenle virüslere etkili kimi ilaçlar COVID-19 hastalığında kullanılıyor. Bu ilaçlar arasında Remdesivir ve Favipiravir kısmen de olsa etkili bulunan ilaçlar. Türkiye ve Rusya’da yaygın olarak kullanılan Hidroksiklorokin’in etkili olmadığı ve yan etkilere yol açtığı gösterildi. SARS-CoV-2’ye yönelik etkili yeni antiviral tedavilere gereksinim duyulduğu açıktır.

Paylaş

COVID-19 hastalığının yaş arttıkça, şişmanlık ve kronik hastalıklar oldukça ya da tütün kullanımı olan kişilerde daha ağır geçirildiği ve hayati tehlikeye yol açtığı görülüyor.

Tabloda 0-19 Yaş yüzde 0.0 olarak verilmesine rağmen hem ülkemizde, hem dünyada, hem de bilimsel çalışmalarda bu yaş gurubunda ölümler bildirilmiştir.

Corona virüsten korunmanın yolları

Paylaş

Corona virüsten korunmanın yolları

Toplumun COVID-19’dan korunmasının en etkili yolu COVID-19 PCR pozitif tüm hasta kişilerin saptanıp iyileşene kadar toplumsal temastan izole edilmesi. Bu uygulama enfeksiyon zincirinin kırılarak salgının bitirilmesi için birinci şart. Bu nedenle pandeminin hastanelerde değil birinci basamağın çalışma alanı olan toplum genelinde ancak kazanılabileceği unutulmamalı. Filyasyon çalışmaları, şeffaf veri paylaşımı, yaygın test yapılması salgını kontrol altına alacak yaklaşımlardır. 

“6 aydan büyük herkese grip aşısı yapılmalı”

Öte yandan COVID-19 pandemisinin neden olacağı sağlık hizmet yükünü azaltmak ve kişilerin sağlığını korumak için 6 aydan büyük herkese, risk gruplarını önceleyerek grip (influenza) aşısı yapılması gereklidir. Benzer biçimde 65 yaş üstü bireyler, kronik bronşit, astım, kronik böbrek ve kalp hastalığı ya da kanser hastalığı bulunanlara ise ayrıca zatürre aşısı yapılmalı.

Aşı çalışmaları

Paylaş

Aşı çalışmaları

Eylül ayı itibariyle dünyada 34’ü klinik aşamada olmak üzere toplam 176 aşı çalışması var. Bu 176 aşı içerisinde 11 tanesi ülkemizde yürütülüyor. Ancak ülkemizdeki aşı araştırmalarının hiçbirisi klinik aşamaya geçmedi.

Dünya genelinde COVID-19’a yönelik etkili aşının toplumun geniş kesimlerine uygulanabilmesi için oldukça zamana ihtiyaç olduğu ve tüm insanlar için yeterli dozun üretiminin de yılları bulabileceği öngörülüyor.

Paylaş

“Başka bir bakış açısıyla yaklaşmamız gerekiyor”

COVID-19 başta olmak üzere yaşanan salgınlar hayvanlardan insanlara geçen zoonotik hastalıklara artık başka bir bakış açısıyla yaklaşmamız gerektiğini gösteriyor. Çünkü zoonotik enfeksiyonlar, insanın, hayvanın ve çevrenin sağlığını birlikte etkileyen çok yönlü hastalıklardır. Bu nedenle bu tür enfeksiyonlardan korunmada da sadece insan sağlığını değil, hayvan ve çevre sağlığına ilişkin de önlemlerin geliştirilmesi zorunlu.

Salgın hastalıklar bize dünyanın doğal yaşam dengesini bozduğumuz zaman ufacık bir virüsün hayat için nasıl bir tehdit oluşturabileceğini yüzbinlerce kayıpla gösterdi. Bu nedenle dünyanın ısınmasının yol açtığı iklim krizi sonuçlarını artık sadece iklimsel anomaliler olarak değil, hayvanlardan kaynaklanan hastalıkların salgınlar yapması biçiminde de yaşadığımızı görmemiz gerekli. Bu nedenle artık tüketim odaklı bir yaşam şeklinden ekosisteme duyarlı bir yaşam şeklinde evrilmenin tam zamanı.

Biliyoruz ki; başka bir dünya mümkün ve umuyoruz bu savaşın kazananı dünya olacak.

Paylaş

İBB Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Academic Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı olan Dr. Öğretim Üyesi Nilüfer Aykaç

İlgili Haber
Kalp hastaları kilosuna dikkat etmeli: Corona virüs kalbi 2 şekilde vuruyor!
Kalp hastaları kilosuna dikkat etmeli: Corona virüs kalbi 2 şekilde vuruyor!

pandemi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir